Konuşmadaki Şive ve Aksan Etkilerini Azaltın

Ağız, aksan ve şive nedir?

Ağız, bir dilin bölgelere göre söyleyiş farklılığı göstermesidir. Örneğin Konya ağzı ve Trakya ağzı gibi. Aksan ise bir ülkenin insanlarına veya çevreye özgü söyleyiş özelliğidir. Örneğin,

İngilizce öğrenen Türkler bu dili anadili İngilizce olan kişilerden farklı şekilde konuşurlar.

Bunun nedeni ise konuşurken kendi anadillerinin özelliklerinden etkileniyor olmalarıdır. Şive dilin izlenebilen tarihi dönemlerinde ayrılmış kollarıdır. Örneğin, Türkiye Türkçesi, Kırgızca ve Kazakça gibi.

Farklı ağız ve aksanlar:

Küreselleşen dünyayla birlikte kişiler daha kolay yer değiştirebilir hale gelmiştir. Birçok birey artık yaşamının tamamını doğduğu yerde geçirmek yerine kendisine daha iyi yaşam koşulları sunan farklı şehirlere, ülkelere göç etmeyi tercih etmektedir. Her bir kişi yaşadığı bölgeye ait dil ve konuşma özelliklerini de beraberinde götürmektedir. Gaziantep’ten İzmir’e yerleşen kişinin konuşması İzmir’de yaşayan bir kişinin konuşmasından farklı olacağı gibi,

İngiltere’den Türkiye’ye yerleşerek Türkçeyi sonradan öğrenmiş bir kişinin aksanı da farklı olacaktır.

Ağız ve aksan bir sesletim sorunu mudur?

Ağız ve aksan kesinlikle sesletim sorunu olarak nitelendirilemez; aksine ağız ve aksanlar tarih, coğrafya ve kültürden izler taşıyarak dili zenginleştirirler. Hiçbir ağız ve aksan bir diğerinden üstün kabul edilmemektedir.

Kişiler neden ağız ve aksan terapisine ihtiyaç duyarlar?

Bazı kişilerin sahip oldukları ağız ve/ya aksandan ötürü iş ve sosyal hayatta sıkıntı duydukları, konuşmanın anlaşılırlığında problem yaşadıkları gözlenmektedir. Farklı ağız ve aksana sahip kişilerin söylediklerinin bir kısmı iletişim kurdukları kişi tarafından anlaşılmadığında kişi söylediklerini tekrarlamak durumunda kalabilir; bunun sık olması durumunda karşılıklı iletişim sıkıntılı olabilir. Ayrıca, bu kişileri dinleyenlerin içerikten çok aksan ve ağza odaklanması da olasıdır.

Kimler ağız ve aksan terapisine ihtiyaç duyar?

Ağız ya da aksan etkilerini azaltmak isteyen kişiler,

Yeni bir dil öğrenen kişiler,

Din görevlileri (imam ve müftü gibi),

Rolü gereği yeni bir ağız edinmesi gereken oyuncular,

İletişim becerilerini arttırmak isteyen çalışanlar (yöneticiler ve halkla ilişkiler uzmanı gibi)

Türkçe’yi sonradan öğrenen diğer ülke vatandaşları.

Dil ve Konuşma Terapisti ne yapar?

Dil ve konuşma terapisti gerekli araçları kullanarak kapsamlı bir değerlendirme yapar.

Ardından, danışanın konuşma özelliklerini belirler. Konuşma seslerini konuşma ve okuma boyutunda nasıl seslettiğini saptar. Ayrıca, danışanın konuşmasındaki vurgu, ritm ve tonlama gibi bürünsel özellikleri inceler. Değerlendirme sonucunda danışanın ihtiyaçları temel alınarak; ona özgü konuşma hedefleri belirlenir.

Terapi sürecinde kişiye çalışılan aksan ya da ağızda yer alan ünlü ve ünsüz seslerin sesletiş yeri ve biçimi öğretilir. Ayrıca, çeşitli tekniklerden yararlanılarak, danışanın çalışılan aksan ya da ağza ait vurgu, tonlama ve ritm gibi özellikleri edinmesi sağlanır (American Speech-Language-Hearing Association).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir