Otizmli Çocuklarda Dil ve Konuşma Terapisi

Biraz çocuklarda otizmden bahseder misiniz?

Otizmli çocuklar başta iletişim ve sosyal beceriler olmak üzere kendini ifade edebilme ve söyleneni anlama becerilerinde büyük sorun yaşarlar. Otizmli bir çocukta kendisine söylenenleri tekrar etme, iletişim kurmada isteksizlik, komutları yerine getirmeme, jest ve mimikleri anlayamama, okuma ve yazmayı öğrenememe görülebilir.

Ayrıca otizmli çocuklarda takıntılı davranışlar, günlük rutin düzenin bozulmasına aşırı tepki, sallanma çırpınma gibi garip hareketler ve sebepsiz yere gülme ve ağlama davranışı ortaya çıkar.

Ebeveynler çocuklarında otizm olduğunu en erken kaç yaşında anlayabilirler?

Otizmli çocuklarda iletişime yönelik belirtiler bir yaşından önce fark edilmeye başlanmaktadır. Ebeveynleri çocuklarının iletişim becerilerini gözlemleyerek sosyal gelişimlerinde bir anormallik olup olmadığını belirleyerek erken tanı konmasına yardımcı olabilirler. Otizmli çocuklarda erken tanının önemi kritiktir, çünkü erken tanı sayesinde çocukta yoğun eğitime zamanında başlanarak, iyi derecede ilerleme sağlamak mümkündür.

Peki otizmli çocuklarda bebeklik döneminde ne gibi belirtiler gözlemlenir?

Bu noktada normal gelişim gösteren çocukların sosyal iletişim becerilerinden bahsetmekte fayda var. Ebeveynler bahsettiğim ay grubuna ait becerileri bebeklerinde gözlemlemedikleri takdirde bir sorundan şüphelenebilirler.

Normal gelişim gösteren bir bebek 6 haftalıkken annesi ona gülümsediğinde, gülümsemesine karşılık verir. Burada önemli olan nokta çocuğun sebepsiz yere gülmüş olması değil, annesi ona güldüğünde gülümsemesine karşılık vermesidir.

2-3 aylık olan bir bebek artık agulamaya da başlamıştır. 4-5 aylık bir bebeğin ise agulamayı belli bir tonlamada yapmaya başladığı görülmektedir. Bebek sesini yükseltip, alçaltır ya da soru sorar gibi sesler çıkarır. Ayrıca bu iletişim sırasında bebek sıra almaktadır. Annesi bir şey dedikten sonra durduğunda agulamaya başlayıp, annesi konuşmaya başladığında susarak dinlemektedir.

9-10 aylık bir bebek annesinin hareketlerini takip eder. Örneğin annesi onu doktorun odasında bırakıp çıktığında ya da başkasının kucağına verdiğinde ağlamaya başlar. Ayrıca bebek ismini bilir ve kendisine ismiyle seslenildiğinde dönüp bakar. Kendisine bir şey söylendiğinde anlamlı olmasa da bir tepki verir ve bu tepkiyi verirken göz teması kurar.

11-12 aylık bir bebek ebeveyniyle sözel ve işaret yoluyla etkileşime girer ve bundan zevk alır.

Örneğin dışarıda uçan bir kuş gördüğünde bunu parmağıyla annesine gösterir ve annesinin tepki vermesini bekler. Parmağıyla göstermesinin yanı sıra kuşu gösterirken anlamsız sesler üretebilir. Bu dönemdeki çocuklar belli sözcüklerin yerine anlamsız sesler kullanmaya başlamıştır ve istediklerini bu şekilde dile getirirler.

Otizmde dil ve konuşma terapisinden bahseder misiniz?

İletişim kurmada yaşanan problemler otizmin en tipik sorunu olduğu için otizm tedavisinde dil ve konuşma terapisi büyük yer tutar. Her otizmli çocuk özeldir ve kendine özgü belirtiler taşır. O nedenle terapi öncesinde kapsamlı bir değerlendirme yapılarak çocuktaki iletişim, konuşma ve anlama becerilerindeki eksiklikler belirlenerek, hedefler çocuğun ihtiyaçlarına göre saptanır.

Terapideki amaç, çocuğun çevresindeki bireylerle daha iyi iletişim kurabilmesini sağlayarak, yaşam kalitesinin arttırılmasıdır.

Terapi sürecine mutlaka ebeveynler dahil edilir ve onlara çocuklarının dil ve konuşma gelişimini destekleyecek şekilde iletişim kurmalarına yönelik eğitimler verilir. Süreç içinde terapist tarafından ebeveynin çocukla iletişimi gözlenerek geri dönütlerle istenilen noktaya gelinir. Böylece ebeveynlerin de desteğiyle çocuk da daha hızlı ilerleme sağlamak mümkün olur.

Peki çocuğuna otizm tanısı koyulan ebeveynlere tavsiyeleriniz nelerdir? Çocuklarına nasıl davranıp, ne şekilde iletişime geçmelidirler?

Ebeveynler otizmli çocuklarıyla iletişim kurarken açık, net ve direkt ifadeler kullanmalıdır.

Dili onun anlayacağı şekilde basitleştirmelidirler. Böylece çocuk hem ebeveynini daha kolay anlayabilir, hem de söyleneni taklit ederek öğrenebilir. Bir mesaj iletirken jest, mimik ve ses efektlerinden yararlanmak çocuğun ilgisini çekecektir. Örneğin ”yemek” derken elle karnı gösterip, “hayır” derken baş sallanabilir. Cümlelerin yazı ve resim gibi görsel ipuçlarıyla desteklenmesi çocuğun söyleneni anlamasını kolaylaştıracaktır. Örneğin “Elma yemeni istiyorum” söylenirken çocuğa elma yiyen bir çocuk resmi ve “elma yemeni istiyorum” yazılı bir kağıt gösterilebilir. Çocuk söylenene cevap vermediğinde onun yerine cevap verilmemeli, bir süre cevap beklediğini gösterir şekilde çocuğun gözüne bakılmalıdır. Yine cevap alınamıyorsa çocuğa ipucu vererek cevabı vermesine yardım edilmelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir