Ses Kısıklığı ve Tedavisi

Ses kısıklığı nedir?

Ses kısıklığı, sesteki anormal değişikliklerdir; ses kısıklığı olduğunda konuşurken ses gergin, rahatsız edici, nefesli ve çatallı çıkabilir. Sesin şiddetinde ve perdesinde anormal değişiklikler gözlenebilir. Ses kısıklığı, en sık rastlanan ses şikayetlerinden biridir. Toplumun üçte biri hayatının bir döneminde ses kısıklığından etkilenmiştir. Basit bir şey olarak görülen ses kısıklığı, ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. Amerikan Kulak Burun Boğaz Bilimi-Baş ve Boyun Cerrahisi Akademisi ‘’ Yetişkinlerin yarısına yakınının ses kısıklığının kanser belirtisi olabileceğini bilmediklerini’’ rapor etmiştir. Gırtlak kanseri teşhisi konan kişilerin %52’si ses kısıklıklarının önemsiz olduğunu düşünerek; bir uzmana görünmeyi ertelemiştir.

Ne zaman bir uzmana başvurulmalıdır?

Herkes hayatının belli döneminde kısa süreli ses kısıklığı yaşar. Soğuk algınlığı geçirdiğimizde, moralimiz bozuk olduğunda ve yorulduğumuzda bazen sesimiz kısılabilmektedir. Ses kısıklığı bir haftadan uzun sürüyorsa, dönem dönem benzer şekilde tekrarlıyorsa, konuşurken yorulma ve zorlanma hissediliyorsa ve ses tonunda bir değişiklik fark ediliyorsa hiç vakit kaybetmeden muayene için bir kulak burun boğaz hekimine (KBB) başvurulmalıdır.

Ses kısıklığı neden kaynaklanmaktadır?

Ses tellerinin vibrasyonunu etkileyen durumlar ses kısıklığına yol açar.

– Ses teli nodülü, polip ve kistleri

– Larengofarengeal reflü

– Akut larenjit

– Suistimalli ses kullanımı (bağırarak konuşma, hızlı konuşma gibi)

– Sigara kullanımı

– Gırtlak kanseri

– Nörolojik hastalıklar (inme, parkinson gibi)

– Ses teli kanaması

– Ses teli felci

– Kas gerginliği

– Alerji

– Sinir sistemi hastalıkları gibi sebepler ses kısıklığına neden olabilmektedir.

Ses kısıklığının tanısı nasıl konur?

Ses kısıklığı olan kişiler vakit kaybetmeden KBB hekimine başvurmalıdırlar. Erken tanılama ve müdahale kist ve kanser gibi ciddi hastalıklarda büyük önem taşımaktadır. KBB hekimi ilk olarak hasta öyküsü alır ve detaylı bir kulak burun boğaz muayenesi yapar. Ardından video-endoskopik muayene ile larenks (gırtlak) değerlendirilir.

Ses kısıklığı nasıl tedavi edilir?

Ses kısıklığının tedavisi kısıklığa neden olan hastalığa göre farklılık göstermektedir. Çünkü, ses kısıklığı bir hastalık değil, var olan başka bir hastalığın belirtisidir. Cerrahi müdahale, ilaç kullanımı ve gerekli görülürse ses terapisi yöntemlerinden hastalık tipine uygun olanlar belirlenir ve tedaviye başlanır.

Ses Terapisi nedir?

Ses terapisi, ses bozukluklarının büyük bir kısmında kullanılan bir müdahale yöntemidir.Bazı hastalıklarda ses terapisi tek başına etkili olurken; bazı hastalıklarda ilaç ve/ya cerrahi tedaviyle birlikte uygulanır. Ses terapisinin genel amacı kişinin sesini rehabilite ederek; günlük aktiviteleri tamamlayabilecek ve iletişimsel ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyeye getirmektir. Böylece davranışsal yöntemlerle bozulmuş olan ses değiştirilerek, kişinin yaşam kalitesi arttırılmaktadır. Terapide hasta ses tellerinde hasar oluşturacak durumlardan korunmayı, ses üretiminden sorumlu olan kasları güçlendirmeyi, solunum koordinasyonunu, larengeal mekanizmayı bozmadan sahip oldukları ses sistemlerini kullanarak mümkün olan en iyi sesi nasıl üreteceğini ve ses tellerinin sağlığı için gerekli uygun perde ve yükseklikten konuşmayı öğrenir. Çeşitli ses terapi teknikleri mevcuttur. Her hastaya aynı ses terapi tekniği uygulanmaz. Yapılan değerlendirme sonrasında hastaya uygun olan terapi tekniği belirlenir.

Ses kısıklığını önlemek ya da tedavi sürecini hızlandırmak için nelere dikkat edilmeli?

– Hızlı ve çok konuşmaktan kaçınılmalıdır.

– Çok yüksek sesle ya da fısıltıyla konuşmaktan kaçınılmalıdır.

– Gürültülü ortamlarda sohbet etmekten kaçınılmalıdır.

– Doğru nefes tekniği kullanılarak konuşulmalıdır.

– Günlük en az iki litre su içilmelidir.

– İçinde bulunulan ortamın nem ve ısısına dikkat edilmelidir.

– Sık sık boğaz temizlemekten ve öksürmekten kaçınılmalıdır.

– Sigara kullanılmamalıdır.

– Yatmadan en az iki saat önce meyve de dahil olmak üzere yemek yeme kesilmelidir.

– Çay, kahve, alkol ve asitli içecekler fazla tüketilmemelidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir